Online terapi kimler için uygun?

Özlem Serpen · Klinik Psikolog · Yayın tarihi: 11 Ekim 2026 · 4 dakikalık okumaKapak fotoğrafı: Unsplash
Masada dizüstü bilgisayar kullanan bir kadın

Kısa cevap

Online terapi; başka bir şehirde yaşayanlar, ulaşımda zorlananlar, yeni ebeveynler ve yoğun çalışanlar gibi pek çok kişi için uygun bir seçenektir. Kesintisiz ve kimsenin duymayacağı bir ortam, güvenli bir bağlantı ve yüz yüze seanslarla aynı çerçeve gerekir. Akut bir risk varsa, evde mahremiyet sağlanamıyorsa ya da yoğun bir kriz yaşanıyorsa yüz yüze görüşme tercih edilir.

Ekranın öbür ucunda da bir oda var

Online terapi, terapistle görüntülü bir bağlantı üzerinden yapılan düzenli seanslardır. Ofisteki koltuğun yerini evinizdeki bir sandalye alır; ama konuşmanın kendisi, dinlenme biçimi ve çerçeve büyük ölçüde aynı kalır. Seans saatinde terapist de sessiz bir odadadır ve dikkatini bütünüyle size ayırır.

Görüntülü psikoterapi üzerine yapılan araştırmalar, bu biçimin pek çok konuda uygulanabilir olduğunu ve danışan memnuniyetinin genellikle yüksek olduğunu gösteriyor. Yine de herkes için ve her dönemde uygun değildir. Kimin için uygun olduğuna bakmak, kimin için olmadığına bakmak kadar önemlidir.

Salgın döneminde pek çok kişi terapiyle ilk kez bir ekran üzerinden tanıştı. O dönemden sonra da online görüşme, terapiye başlamanın ya da terapiyi sürdürmenin olağan yollarından biri olarak kaldı.

Kimler için uygun olabilir?

Online terapi, ofise düzenli gelmenin zor olduğu durumlarda terapinin sürekliliğini korur. Sık karşılaşılan örneklerden bazıları şunlardır:

  • Başka bir şehirde yaşayan ya da yakınında çalışabileceği bir terapist bulamayanlar
  • İş temposu nedeniyle trafikte geçecek bir saati ayıramayanlar
  • Yeni doğum yapmış, bebeğin uyku saatleri yüzünden evden çıkmakta zorlananlar
  • Hareket kısıtlılığı ya da süreğen bir hastalık nedeniyle yol yorgunluğunu kaldıramayanlar
  • Yüz yüze başlayıp taşınma ya da uzun bir iş seyahati nedeniyle bir dönem online devam edenler
  • Yabancı bir ortamda gerildiği için ilk adımı kendi evinden atmak isteyenler

Bazı kişiler için kendi evlerinin tanıdık ortamında konuşmak başlangıçta daha kolay gelir. Bazıları ise evden çıkıp başka bir odaya gitmeyi terapinin parçası olarak görür. İkisi de anlaşılır tercihlerdir ve bunu ilk görüşmede söylemek, size uyan biçimi seçmeyi kolaylaştırır.

Online terapi yalnızca bireysel görüşmelerle sınırlı değildir. İki taraf aynı ekranın başında ve sessiz bir odada olduğunda çift görüşmeleri de görüntülü olarak yapılabilir.

Güneş alan pencerenin önünde dumanı tüten beyaz bir kupa
Seanstan önce kendinize ayırdığınız birkaç dakika, evdeki odayı bir süreliğine terapi odası yapar.Fotoğraf: Unsplash

Yüz yüze görüşmenin daha uygun olduğu durumlar

Bazı durumlarda ekranın mesafesi destek olmak yerine engel olabilir. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme riskinin yüksek olduğu dönemler, yoğun bir kriz ya da gerçeklik algısını etkileyen belirtiler bunların başında gelir. Bu durumlarda yüz yüze görüşme ve gerekirse psikiyatrik değerlendirme önceliklidir.

Evde mahremiyet sağlanamıyorsa da online görüşme zorlaşır. Kalabalık bir evde konuşacak bir oda bulamamak ya da konuşmalarınızı duymasından çekindiğiniz biriyle aynı evde yaşamak, seansın içeriğini doğrudan etkiler. Böyle bir durumda yüz yüze görüşmeyi ya da güvenli başka bir ortamı terapistinizle birlikte düşünebilirsiniz.

Ekranın bazı işaretleri gizleyebileceğini de akılda tutmak gerekir. Aynı odada fark edilen yorgunluk, kilo değişimi ya da huzursuzluk ekranda kolayca gözden kaçabilir. Bu yüzden bazı terapistler, online çalışmaya geçmeden önce bir ya da birkaç görüşmeyi yüz yüze yapmayı tercih eder.

Önemli: Kendinize zarar verme ya da hayatınıza son verme düşünceleri yaşıyorsanız bir sonraki seansı beklemeyin. Hemen bir ruh sağlığı profesyoneline başvurun ya da 112'yi arayın.

Mahremiyet için pratik hazırlık

Ofiste kapı kapandığında oda sizindir. Evde bu alanı sizin kurmanız gerekir. Birkaç küçük hazırlık bunu kolaylaştırır:

  • Kapısı kapanan, seans boyunca kimsenin girmeyeceği bir oda seçin; evdekilere o saatte meşgul olacağınızı önceden söyleyin.
  • Kulaklık kullanın; böylece terapistin sesi odanın dışına taşmaz.
  • Kafe gibi başkalarının duyabileceği ya da dikkatinizin dağılacağı ortak alanlardan kaçının.
  • Bağlantınızı önceden deneyin, bildirimleri kapatın ve bağlantı koparsa nasıl devam edileceğini baştan konuşun.
  • Yanınıza bir bardak su ve mendil alın; konuşmanın ortasında kalkmak zorunda kalmazsınız.

Çocuklar varsa seans saatini onların uyku ya da okul saatine denk getirmek işinizi kolaylaştırır. Kapıya küçük bir “Görüşmedeyim” notu asmak bile evdekilere sınırı hatırlatabilir.

Evde uygun bir oda bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Kimi danışanlar park edilmiş bir arabadan ya da işyerindeki boş bir odadan bağlanır. Böyle bir seçeneği düşünüyorsanız, görüşmenin kesintisiz olup olmayacağını ve sizi kimsenin duymayacağından emin olup olamayacağınızı önceden tartın.

Terapistin de aynı özeni göstermesi beklenir: sessiz bir odadan bağlanmak, uçtan uca şifreli bir platform kullanmak ve seansları kayda almamak. Bu konuları sormak sizin hakkınızdır.

Aynı çerçeve, farklı bir oda

Online seanslar yüz yüze seanslarla aynı çerçevede yürür: aynı gün ve saat, genellikle 50 dakikalık aynı süre, aynı gizlilik ve aynı iptal koşulları. Ekran bu kuralları gevşetmez; evin dağınıklığı içinde onlara belki biraz daha ihtiyaç duyulur.

Bir toplantıdan çıkıp aynı sekmede seansa bağlanmak ya da görüşme biter bitmez bulaşığın başına dönmek tanıdık sahnelerdir. Öncesinde ve sonrasında kendinize birkaç dakika bırakmak, pencereyi açmak ya da evin içinde kısa bir tur atmak, bir odaya girip çıkmanın yerini tutabilir. Seanstan sonra hemen bir aramaya geçmek yerine kısa bir süre kendinizle kalmak, konuşulanların yerine oturmasına yardım eder.

Kayıt kuralları da yüz yüze görüşmelerdekiyle aynıdır. Seansı ses ya da görüntü olarak kaydetmek, iki tarafın açık izni olmadan yapılmaz.

Ekranın getirdiği küçük zorluklar

Görüntülü görüşmede bazı şeyler biraz farklı işler. Ses gecikmesi yüzünden aynı anda konuşmak, uzun bir sessizliğin bağlantı sorunu mu yoksa düşünme anı mı olduğunu kestirememek ya da ekranda kendi yüzünüze takılmak sık yaşanır. Kimi zaman da kediniz klavyenin üzerinden geçer ya da kapı çalar; bunlar evden yapılan görüşmenin olağan parçalarıdır.

Bu aksaklıklara çoğu zaman birkaç seans içinde alışılır. Kendi görüntünüzü gizlemek, terapistin sesine odaklanmak ve bir kesinti olduğunda bunu söylemek işinizi kolaylaştırır. Ekranla ilgili rahatsızlıkları seansta konuşmak da terapinin bir parçası olabilir.

Uygun olup olmadığına nasıl karar verilir?

Online terapinin size uygun olup olmadığı çoğu zaman ilk görüşmede birlikte konuşulur. Yaşadığınız zorluk, evdeki koşullarınız ve ekran karşısında kendinizi nasıl hissettiğiniz bu kararın parçalarıdır. Kamera karşısında konuşmak sizi fazlasıyla geriyorsa bunu da açıkça söyleyebilirsiniz.

Bu karar değişmez de değildir. Yüz yüze başlayan bir danışan doğum sonrası birkaç ay online devam edip sonra ofise dönebilir. Önemli olan, hangi biçimde olursa olsun konuşabileceğiniz güvenli bir alanın korunmasıdır.

Sık sorulanlar

Görüntü, terapistin yüz ifadenizi ve beden dilinizi görmesini sağlar; bu yüzden kameranın açık olması tercih edilir. Ekranda kendinizi görmek sizi rahatsız ediyorsa kendi görüntünüzü gizleme seçeneğini kullanabilirsiniz.

Mümkündür; yeter ki ikiniz aynı ekranın başında, sessiz ve kesintisiz bir odada olun. Yoğun çatışma dönemlerinde yüz yüze görüşmenin daha uygun olup olmadığı birlikte değerlendirilir.

Bu ihtimal genellikle ilk görüşmede konuşulur ve bir yedek yol belirlenir. Çoğu zaman yeniden bağlanmak ya da kısa bir süre telefonla devam etmek yeterli olur.

Kaynaklar

  1. American Psychological Association (2013). Guidelines for the Practice of Telepsychology.
  2. Backhaus, A. ve diğerleri (2012). Videoconferencing psychotherapy: A systematic review. Psychological Services, 9(2), 111–131.
  3. Türk Psikologlar Derneği, Etik Yönetmelik.

Klinik Psikolog Özlem Serpen

Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nün ardından klinik psikoloji yüksek lisansını İstanbul Kent Üniversitesi'nde tamamladı. Ağırlıklı olarak psikanalitik yaklaşımla; ergen, yetişkin, çift ve ailelerle çalışıyor. Hakkında